03Makale · · 4 dk okuma

Kent-Devletten Ulus-Devlete: Ulus Nasıl İcat Edildi?

Fransız Devrimi'nden sonra ulus-devlet kuruldu, ama ortada henüz bir ulus yoktu. Ulus, tarım topluluklarında kaybedilen dayanışmanın yerine konan bir değer olarak icat edildi.

Üç sloganın ardındaki tarih

1789'da başlayıp tüm Fransa'ya yayılan devrim bir çağı kapatıp yenisini açtı, mutlak monarşiyi sona erdirdi. Üç sloganı vardı: özgürlük, eşitlik, kardeşlik. Bu üç kelimenin her biri, aslında yüzyıllara yayılan bir dönüşümün özeti.

Özgürlük: zaten vardı, ama herkes için değil

Özgürlük devrimden önce de sahip olunan bir haktı — yalnızca yurttaşlar için. Kölelerin özgürlük hakkı yoktu. Roma döneminde serfe dönüşen köleler de özgür değildi; silah zoruyla tutulmasalar bile toprağa bağlıydılar. Hayat koşulları onları koruma karşılığında bir lordun himayesinde çalışmaya itiyordu.

Değişim ticaretle geldi. Kentlerin oluşması, kıtlık ve nüfus artışı ticarete ihtiyaç doğurdu, tüccarlar ortaya çıktı. Zanaatkârlar kırdan kente göçmeye başladı. Ticaretin gelişmesi ve senyörlerin alım gücünün düşmesiyle serflere duyulan ihtiyaç azaldı.

Topraktan kopan serfler, çalışmak zorunda oldukları için kente gitti. Ama buradaki zorunluluk kent-devletteki gibi silah zoruyla ya da bir üst gücün baskısıyla değil, hayatını idame ettirme ihtiyacından doğuyordu. Çalışıp çalışmama sorumluluğu artık kendilerineydi; tercihi kendileri yapıyordu. Özgürleşmenin bir sonucu da ailesinin mesleğini yapma zorunluluğundan kurtulmaktı.

Eşitlik: talebi serfler değil burjuvalar dile getirdi

Ticaretin gelişmesiyle burjuvalar senyör ve lordlardan daha zengin hale geldi. Feodalite gücünü kaybetmeye başladı, senyörler serfleri özgürleştirdi. Eski gücünü yitiren senyör ve lordlar ise, bir zamanlar serflerin kendilerine yaptığı gibi, kralın hizmetine bürokrat ve devlet adamı olarak girdi.

Serflerin de kente gelip işçileşmesiyle burjuvazi daha da güçlendi. Ama güçlerini yitirmiş olmalarına rağmen hâlâ kendilerinden fazla hakka sahip senyörlerden rahatsızdılar. Fransız Devrimi'nde talep edilen şey buydu.

Devrime "burjuva devrimi" denmesinin sebebi tam olarak bu: eşit hak talebini işçi ya da serf sınıfı değil burjuvazi dile getirdi. Çünkü serflerin bunu talep edecek gücü yoktu.

Bildirge ne değiştirdi

Devrim sonrası yayımlanan İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi, insanların haklar bakımından özgür ve eşit doğduğunu ve öyle yaşaması gerektiğini ilan etti. Devrimden önce de bütün yurttaşlar özgür ve eşit haklara sahipti — ama herkes yurttaş değildi. Kent-devletlerde insanlar hiyerarşik sınıflara ayrılmıştı ve köleler yurttaş sayılmıyordu.

Bildirgenin bir diğer önemli yanı, özgürlük, güvenlik ve mülkiyet haklarının ayrım gözetmeksizin herkese tanınmasıydı. Kent-devletlerde güvenlik bir hak değil, pazarlık konusuydu: koruma altında olmak için bir üst gücün otoritesini kabul etmek gerekiyordu. Ulus-devletle birlikte güvenlik, karşılık beklenmeyen bir hak haline geldi.

Bildirge ayrıca senyör, işçi, burjuva ayrımı yapmaksızın yasayı herkes için aynı saydı; bütün yurttaşlara her türlü rütbe ve göreve gelme hakkı tanıdı. Kent-devletlerde soyla gerekçelendirilen ve insanları altın, gümüş, tunç gibi sınıflara ayıran düzen böylece ortadan kalktı.

Ulus henüz ortada yok

Devrimle herkes eşit ve yurttaş sayıldı. Ama Fransız oldukları için değil, aynı kralın otoritesi altında ve aynı sınırlar içinde yaşadıkları için.

Krallar bu sınırlara devrimden önce de sahipti. Devlet olmanın kriteri egemenlik ve toprak bütünlüğüdür; bu bütünlük devrim öncesinde de vardı. Mutlak monarşilerde, imparatorluklardan farklı olarak krallar birbirlerinin egemenliğini tanır — yani Fransa dışa dönük egemenliğe sahipti. İçe dönük egemenlik ise halk üzerindeki otoriteyle sağlanıyordu.

Krallar bu otoriteyi, kent-devletlerdekine benzer bir fetihçi mantıkla kurmuştu: şiddet, zor ve koruma vaadiyle. Tek fark, bu kez farklı toplulukları değil kendi topluluklarını otorite altına almalarıydı.

Ulusun icadı: eğitim ve askerlik

Ulus-devlet kuruldu, ama ulus yoktu. Ulus-devletin var olabilmesi için insanların birbirine karşı bağ ve birliktelik hissetmesi gerekir; bu bağlar ise büyük şehirlerde kendiliğinden oluşmaz.

Ulus, tarım topluluklarında bulunan ve kapitalizmle birlikte kaybedilen dayanışmanın yerine konan bir değer olarak ortaya çıktı. Dayanışmanın referansı artık köyde beraber yaşamak ya da doğa karşısındaki ortaklık değil; eşit haklara sahip olmak, aynı dili konuşmak, aynı kimlik çatısı altında yaşamak ve aynı kültürü paylaşmaktı.

Peki bu nasıl sağlandı? İki araçla. Herkes için aynı zorunlu eğitim, ortak bir anlam dünyası kurdu. Eskiden para kazanmak için yapılan bir meslek olan askerlik zorunlu hale getirildi; uzun süreli askerlik insanlara ortak değerler kazandırdı. Dil ve ulusal kültür gibi ortak olması gereken değerler bu iki başlık sayesinde mümkün oldu.

Bir ihtiyat kaydı

Yukarıdaki anlatı kent-devletten ulus-devlete düz bir çizgi çiziyor gibi görünebilir. Öyle değil. Antik kent-devlet ile Avrupa feodalitesi arasında doğrudan bir süreklilik yok; aralarında imparatorluklar, kilise otoritesi ve yüzyıllarca süren parçalı egemenlik biçimleri var. Buradaki karşılaştırma tarihsel bir soy zinciri değil, iki farklı siyasi örgütlenme biçiminin yurttaşlığı nasıl tanımladığına dair bir kıyas.

Sonuç

Kent-devlet nasıl devlet sayesinde oluştuysa, ulus da devlet sayesinde oluştu. Önce kurum geldi, aidiyet sonra üretildi. Bugün son derece doğal görünen "aynı ulustan olmak" hissi, aslında iki yüzyıllık bir kurumsal inşanın ürünü.

Kaynakça

  1. Anderson, B. (1983). Imagined Communities. London: Verso. (Türkçesi: Hayali Cemaatler, Metis Yayınları.)
  2. Gellner, E. (1983). Nations and Nationalism. Oxford: Blackwell. (Türkçesi: Uluslar ve Ulusçuluk, Hil Yayın.)
  3. Hobsbawm, E. ve Ranger, T. (ed.) (1983). The Invention of Tradition. Cambridge University Press. (Türkçesi: Geleneğin İcadı, Agora Kitaplığı.)
  4. Weber, E. (1976). Peasants into Frenchmen: The Modernization of Rural France, 1870-1914. Stanford University Press.
  5. Hobsbawm, E. (1962). The Age of Revolution: 1789-1848. (Türkçesi: Devrim Çağı, Dost Kitabevi.)
  6. İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi (1789). Tam metin için: Fransa Ulusal Meclisi arşivi.

Bu yazıyı alıntılamak için

Kandemir, V. (2021). Kent-Devletten Ulus-Devlete: Ulus Nasıl İcat Edildi? Vedat Kandemir. https://vedatkandemir.com/kent-devletten-ulus-devlete-ulus-nasil-icat-edildi.html