01Makale · · 3 dk okuma
Altın, Gümüş, Tunç: Platon ve Aristoteles'in İş Bölümüne İtiraz
Platon ve Aristoteles iş bölümünü insan mutluluğunun şartı sayarlar. Ama aynı iş bölümünde çalışan herkesi eşit görmezler. İtirazım tam da bu noktada: kabiliyet soyla değil, boş zamanla ilgilidir.
Ortak zemin: devlet ihtiyaçtan doğar
Her iki filozof da toplumu doğayla ilişkilendirir. Toplumu var eden şey, insanın ihtiyaçlarını doğada tek başına karşılayamamasıdır. İnsan hayatta kalmak için doğa üzerinde hâkimiyet kurmak zorundadır, bunun için de iş bölümü gerekir. İhtiyaçlar ancak iş bölümü sayesinde, kent-devlette karşılanabilir. Devlet, insanların ihtiyaçlarını karşılamak için kurulmuş bir birimdir.
İkisine göre de insanın temel amacı mutlu olmaktır ve mutluluğun yolu ihtiyaçların karşılanmasından geçer. İnsan; devlet, toplum ve iş bölümü olmadan mutlu olamaz. Dolayısıyla mutluluk ile iş bölümü doğrudan bağlantılıdır.
Bu kısımda itiraz edecek bir şey yok. Bugün bile mutlu olabilmemiz için ihtiyaçlarımızın giderilmesi gerekiyor ve kendi yapamadığımız işler için başkalarına ihtiyaç duyuyoruz.
Madenlerden kurulu bir hiyerarşi
Sorun, iş bölümünün hiyerarşiye bağlanmasıyla başlıyor. Platon ve Aristoteles iş bölümündeki işleri sınıflandırır ve bu sınıflandırmayı maden cevherlerine benzetir: yöneticiler altın, koruyucular gümüş, beden gücünü kullanan üreticiler ise demir ve tunç. Demir ve tunç yurttaş sayılmaz.
Üstelik yurttaş olmanın yolu toprak sahibi olmaktan geçer; toprak sahibi olmak ise tarım topluluklarını istila etmekle elde edilmiştir. Yani hiyerarşinin kökeninde bir fetih vardır, bir liyakat değil.
Platon Devlet'te bu düzeni bir kuruluş anlatısıyla temellendirir: insanları yaratan tanrı, kimine altın kimine gümüş, kimine de demir ve tunç katmıştır; çocuklar genellikle ebeveynlerine benzer, arada bir altından gümüş ya da gümüşten altın doğabilir, bu durumda yöneticiler çocuğu mayasına uygun işe yerleştirmekle yükümlüdür. Anlatının işlevi açık: mevcut dağılımı doğal ve ilahi göstermek.
Kabiliyetler soyla bağdaştırılmıştır. Yönetim için bilgelik ve akıl, askerlik için yiğitlik gerekli görülür; ama bu nitelikler herkese eşit dağıtılmamıştır. Altından altın, gümüşten gümüş doğar.
İki filozofun ayrıldığı nokta
Aristoteles'e göre koruyucu askerler, yani yurttaşlar, yaşlanıp belirli bir tecrübe kazandıktan sonra yönetici olabilir. Platon'da ise koruyucuların hepsi değil, yalnızca en iyileri yönetici olur.
Platon ayrıca herkesi tek bir işte tutmaya özen gösterir: kunduracı kaptanlık, çiftçi yargıçlık, asker alım satım yapamaz. Gerekçesi iş kalitesidir — bir işte uzmanlaşmak için başka işe bulaşmamak gerekir. Birden fazla işle uğraşmanın ya da yeteneği olmadığı bir işi yapmanın toplumsal düzeni bozacağını, iş bölümü bozulursa ihtiyaçların giderilemeyeceğini ve kent-devletin var olamayacağını düşünürler.
Aristoteles'in üreticilere bakışı daha da serttir: beden gücüyle yaşamsal ihtiyaçları karşılamaları bakımından köleleri evcil hayvanlarla aynı kategoride değerlendirir.
İtirazım: kabiliyet soy değil, boş zaman meselesi
İş bölümündeki görevlerin hepsi aynı öneme sahiptir. Bedensel gücünü kullanarak iş bölümünde yer alan biri, diğer kollardan daha önemsiz değildir. İhtiyaçların giderilebilmesi için bütün işlerin yapılması gerekir ve her iş için onu yapan birine ihtiyaç vardır. Bedensel işleri yapanlara minnettar olunmalı, hakları teslim edilmelidir; çünkü bu işler yapıldığı için diğerleri başka işlerle uğraşabilmektedir.
İnsanlar birbirinden üstün veya zayıf doğmaz. Boş zamanı olduğu takdirde herkes, herkesin yapabildiği işi yapabilir. Kabiliyetler soyla değil, zamanla ilgilidir. Yönetim işi için gerekli görülen akıl ve bilgelik de bir soy armağanı değil, düşünmeye vakit bulabilmenin sonucudur — nitekim o vakti bulanlar, tam da başkaları onların yerine ürettiği için bulmuşlardır.
Platon ve Aristoteles bu gerekçelendirmeyi yapmaz. Çünkü boş zaman açıklaması, hiyerarşiyi doğal değil tarihsel kılardı. Soy açıklaması ise rolü kabullendirmeye yarar: başlangıçta silah zoruyla kabul ettirilmiş bir düzen, zamanla kendiliğinden kabul edilen bir düzene dönüşür.
Sonuç
İş bölümünde yer alan herkes aynı amaca hizmet eder: ihtiyaçların giderilmesi ve mutluluğun sağlanması. Üretim, koruma, yönetim — rol fark etmeksizin herkesin az ya da çok bir payı vardır.
Bedensel işçilerin ürettiğinden herkes eşit biçimde yararlanırken onlara eşit hak tanınmaması, felsefi değil siyasi bir tercihtir. Herkes imkânlardan eşit yararlanmalı ve eşit haklara sahip olmalıdır.
Kaynakça
- Platon. Devlet. (Türkçesi: S. Eyüboğlu ve M. A. Cimcoz, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları.) Özellikle 369b-372c, 414b-415d, 434c.
- Aristoteles. Politika. (Türkçesi: M. Tunçay, Remzi Kitabevi.) Özellikle I. Kitap, 1254a-1255b.
- "Platon'un Politika Felsefesindeki Sınıf Ayrımı ve Yönetim Anlayışı", DergiPark: https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/2501170
- "Aristoteles'te İyi Yaşam, Kendine Yeterlilik ve Kölelik", Kilikya Felsefe Dergisi (1), 1-17: https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/1732978
- "Antik Yunan'da Siyasal Yapı ve Aristo ile Platon Özelinde Siyaset Düşüncesi", DergiPark: https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/1632267
- Popper, K. (1945). The Open Society and Its Enemies, Vol. I: The Spell of Plato. (Türkçesi: Açık Toplum ve Düşmanları, Liberte Yayınları.)
Bu yazıyı alıntılamak için
Kandemir, V. (2020). Altın, Gümüş, Tunç: Platon ve Aristoteles'in İş Bölümüne İtiraz. Vedat Kandemir. https://vedatkandemir.com/altin-gumus-tunc-platon-ve-aristotelesin-is-bolumune-itiraz.html